• https://www.facebook.com/D%C4%B0GEM-Dikkat-Geli%C5%9Ftirme-Merkezi-1601328033475032/?ref=ts
  • https://twitter.com/?lang=tr
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Saat
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam10
Toplam Ziyaret15222
Takvim

BERARD METODU NASIL ETKİ EDİYOR

Berard Metodunun nasıl etki ettiğine ve etkiyi nasıl oluşturduğuna dair bazı araştırmacılar tarafından bugün ileri sürülen tezlere bakarsak kulak, burun ve boğaz doktoru Guy Berard Berard’ın daha 1960 yıllarında zaten bu düşünce ve tezleri kitabında açıkladığını görüyoruz. Bu konuda öngörülü olarak 1960’larda yaptığı klinik çalışmaları sırasında bugün üniversitelerde araştırılan ve bilimde kabul edilen hipotezini kurdu. HER TÜRLÜ BAŞARILARIMIZ ÇEVREMİZDEKİ SESLERİ ALGILAMAMIZA BAĞLIDIR! ÇEVREYLE İLETİŞİMİMİZDE VE GÜNLÜK HAYATTA BAŞARILI OLMAMIZ DIŞARIDAN GELEN SESLERİ NASIL ALGILADIĞIMIZA BAĞLIDIR!

Aynı zamanda ÖĞRENMEDE SAĞ KULAĞIN ÖNEMİNİ anladı.

1967’de Doreen Kimura’nın sağ kulak üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda ulaştığı fikir de aynı olduğundan Berard’ı destekliyordu. REA (Right Ear Advantage=Sağ Kulak Tercihi) SAĞ KULAK KONUŞMADAKİ ÇABUK ALGILAMAYI SAĞLADIĞINDAN ÖĞRENMEDE EN ÖNEMLİ UNSURDUR! Kimura Doreen (1967), “Functional Asymmetry of the Brain in Dichotic Listening,” Cortex, 3, 163-178/

Daha sonraları bu konudaki çalışmaları görüyoruz.

Bunlardan bazıları: 1989, Jensen och Johansen /”Unilateral sensorineural hearing loss in children and auditory performance with respect to right/left ear differences”,Br J Audiol. 1989 Aug;23(3):207-13./ Açıklamalarında algıda sağ kulağını kullanma alışkanlığı olan çocuklar, sol kulağını kullananlara göre okulda çok daha başarılı olduklarını yazmaktadır. Ayrıca sol kulak alışkanlıklı algıyı kullanan çocuklar konuşmaların ve çevreden duyulan seslerden rahatsız olup dikkatlerinin dağıldığını da yazmaktadır.

2004 yılında Sinninger & Cone-Wesson çok önemli bir görüş öne sürdüler: “Asymmetric cochlear processing mimics hemispheric specialization”,Science. 2004 Sep 10;305(5690):1581/ 3000 bebek üzerinde işitsel testlerle yapılan araştırmada sağ kulağın özel görevinin konuşma dili olduğu idi.

Sol kulak ise tonlar üzerine idi. Aynı zamanda bu özellik daha önceleri zannedilen beyinde oluşması yerine doğrudan kulakta oluştuğu özelliğiydi.

Kimuras’ın REA hakkındaki tezi, 5 yıl sonra projeye alındı ve doğrudan çocuklarla bilimsel olarak 3 proje olarak çalışıldı. Tommasi & Marzoli /”Side biases in humans (Homo sapiens): three ecological studies on hemispheric asymmetries”,Naturwissenschaften, 2009; DOI: 10.1007/s00114-009-0571-4/.Bu araştırmada sağ kulaktan alınan verimin fazlalığı görülürken, sol zihne en kısa yoldan gitmenin yararının konuşma ve dil hızını artırması yanı sıra işitsel algıyı da hızlandırdığı için çocuklar ebeveyinlerin ilk söyleyişlerinde işitmeyi bilinçli dinlemeye döndürdüler.

Öğrenme güçlüğü ile işitsel algı arasındaki bağı Berard çok önceleri keşfetmişti. Daha bu yıl, 2013 Nina Kraus /”J. Hornickel, N. Kraus. Unstable Representation of Sound: A Biological Marker of Dyslexia”,Journal of Neuroscience, 2013; 33 (8): 3500 DOI: 10.1523/JNEUROSCI.4205-12.2013/ Nina Kraus öğrenme ile zihnin seslerin şifresini çözmesi arasında bağ olduğunu yazmıştır.

Hayes EA, Warrier CM, Nicol TG, Zecker SG, Kraus N /Neural plasticity following auditory training in children with learning problems, http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12686276 / 2003 yılında ‘öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların işitsel algı eğitiminden sonraki nöronesnekliği’ projelerinden çıkan sonuca göre: Öğrenme güçlüğü olan çocukların işitsel eğitim amaçlı kullandıkları bilgisayar programları sonucuna göre bu çocuklarda fonemin (konuşma sesinin) nöron şifresindeki esnekliğin arttığını ve böylece olumsuz davranışların olumluya döndüğünü görmüşlerdir.

Nadine Gaab 2007 yılında, okuma-yazma güçlüğü olan (disleksi) çocuklarla ve konuşma için gerekli olan hızlı algılamanın eksikliğinde bu durumun işitsel algıyla en iyi duruma getirilebileceğini ifade etti. ‘Sound Training Rewires Dyslexic Children’s Brains /http://www.sciencedaily.com/releases/2007/10/071030114055.htm/

Nina Kraus, 2013 yılındaki çalışmalarında zihnin şifre çözümünde aynı sonuca ulaştı. “J. Hornickel, N. Kraus. Unstable Representation of Sound: A Biological Marker of Dyslexia”,Journal of Neuroscience, 2013; 33 (8): 3500 DOI: İşitsel Algı Eğitimi ile fonem de daha iyi bir konuma geliyordu. 10.1523/JNEUROSCI.4205-12.2013/

1960’lı yıllarda Berard, keşfettiği ve kurduğu İşitsel Algı Yönteminin aynı zamanda etkin bir işitsel algı etkisi olabilmesi için gerekli olan bir noktayı, zihnin sürprizle karşılaşması olayını yani işitsel algı yöntemini alan kişinin bu sürpriz değişikliği ile zihinde yeni yollar kurulması vasıtasıyla ebeveynlerin üzerinde durduğu istenen davranışların ortaya çıkmasının üzerinde önemle durmuştur.

Josef Rauschecker 2012 yılında şunu gösterdi: /http://m.npr.org/news/Science/164101652/ motor hareketleri düzenleyen bölgeler (MR ile) yeni, ilk kez karşılaştığı müziği dinleyenlerde sürpriz etkisi ile büyük bir oranda etkilenmişti. Tanıdığı, bildiği müziği dinleyen kişilerde ise motor hareketlerde bir değişikliğe rastlanmamıştı.

CANLI RADYO
FACEBOOK
Hava Durumu
Anlık
Yarın
3° -1°